Ankara, Çankaya
+903124785250
fpi@foreignpolicy.org.tr

ORGANİZASYONEL ÖĞRENME VE TERÖR GRUPLARI ANALİZİ

DPE Ortak Kuruluşu


ANALİZ-MUSTAFA EREN EĞRİ

Terör örgütleri, uluslararası sistemin diğer aktörleri gibi değişimlere ayak uydurmadıkça ve kendisini yeniliklere adapte edemedikçe ayakta kalamaz. Bu sebeple terör örgütleri, her
koşulda yenilikleri takip etmek ve bu yenilikleri tüm gruba sirayet edecek şekilde öğrenmek
zorundadır. Terör örgütlerinin bu öğrenme faaliyetlerini nasıl yürüttüğünü incelemek ise
terörizm konseptini anlamak için oldukça önemlidir ve mutlaka detaylı bir şekilde analiz
edilmelidir.

Brian A. Jackson tarafından yazılan Organizational Learning and Terrorist
Groups adlı makale, terör örgütlerinin öğrenme faaliyetlerine odaklanmaktadır ve bu
faaliyetleri detaylı bir şekilde analiz etmektedir.

Zayıfın güçlüye karşı silahı olarak ifade edilen terörizm, üzerinde tam mutabakata varılmış bir
tanıma sahip olmamakla beraber, devlet dışı aktörler tarafından politik amaçlarına ulaşmak
maksadıyla şiddet kullanımı ya da şiddet kullanımı tehdidi olarak tanımlanabilir ve diğer
şiddet kullanımı faaliyetlerinden üçüncü şahıslarda etki meydana getirme amacını öncelemesi bakımından ayrılmaktadır.

Sadece şiddet kullandıkça ayakta kalabilen terör örgütlerinin kapasiteleri, öğrenme
kapasiteleri ile doğrudan ilişkilidir. Terör örgütlerinin öğrenme kapasitelerini doğru bir
şekilde analiz etmek, sadece terör örgütlerinin bugün neler yapabileceklerini değil aynı
zamanda gelecekte de neler yapabileceklerini anlamak bakımından çok önemlidir.

Terörizm konsepti gibi organizasyonel öğrenme konsepti de üzerinde uzlaşıya varılmış bir tanıma sahip değildir ancak kabaca belirli bir grubun üyelerinin stratejik karar alımı, taktik planlama ve operasyonel aktivite gibi alanlarda uygulayabileceği yeni bilgileri elde etme faaliyeti olarak tanımlanabilir. Organizasyonel öğrenme, herhangi bir yeni bilginin grup üyelerince bireysel bir şekilde öğrenilmesi ile başlamaktadır ve rutine bindirilerek kurumsallaştıkça bireysellikten sıyrılarak organizasyonel bir hale gelmektedir.

Organizasyonel öğrenmeyi sağlayan rutin faaliyetler, organizasyonel öğrenmeyi sağlamasının yanı sıra organizasyonel hafıza oluşturarak faaliyetlerin gelecek kuşaklara aktarılmasını da sağlamaktadır.

Literatürde terör örgütlerinin statik mi dinamik mi olduğuna dair birbiriyle çatışan görüşler
mevcuttur. Bunun yanı sıra terör örgütlerinin salt şiddet içeren eylemlerinin yanı sıra sosyal
faaliyetlerde bulunup bulunmadığına dair tartışmalar da bulunmaktadır. Ben, terör
örgütlerinin değişimlere ayak uydurdukça varlığını devam ettirebileceğine inandığım için
terör örgütlerinin dinamik; aynı zamanda diğer faaliyetlerine bakılmaksızın sivil hedeflere karşı politik amaçlara ulaşmak maksadıyla şiddet kullanıldığı takdirde görece barışçıl sosyal
faaliyetlerde bulunsa da bu organizasyonların da terör örgütü kategorisine dahil edilmesi
gerektiğini düşünmekteyim.


Organizasyonel öğrenme, herhangi bir terör örgütünün yeni silahları kullanma, yeni
eylemlerde bulunma ve belirli taktik ve tekniklerde uzmanlaşma amacıyla kapasitelerini arttırma faaliyetleri olarak da tanımlanabilmektedir. Bu öğrenme faaliyetlerinin içerisinde teknolojiye adaptasyon çok önemli bir yer tutmaktadır. Bir grubun teknolojiye erişimi ve teknolojiyi kullanımı, terör örgütlerinin operasyon sınırlarını belirlemesi bakımından oldukça önemlidir. Bunun yanı sıra teknoloji adaptasyonu yaklaşımı, anti terörizm faaliyetleri için de oldukça önemlidir ve teknoloji, teröristler kadar terörizmle mücadele eden kimselerce de aktif
bir şekilde kullanılmaktadır.

Organizasyonel öğrenme faaliyetlerinde iki çeşit bilgi bulunmaktadır: (1) halihazırda mevut
bulunan ve yazıya dökülmüş bilginin öğrenilmesi yani açık bilgi, (2) halihazırda mevcut
bulunmasına rağmen yazıya dökülmeden genel olarak sözel yöntemlerle ve yüz yüze aktarılan
bilginin öğrenilmesi yani örtülü bilgi. Açık bilginin öğrenilmesi, örtülü bilginin öğrenilmesine
nazaran oldukça kolaydır zira iletişim kanalları, örtülü bilgi kanallarına nazaran daha açık ve
kolaydır. Ancak herhangi bir terör örgütü, yeni öğrenilen bilgiyi ya da teknolojik gelişmeyi en
efektif seviyede kullanabilmek için açık ve örtülü bilgiyi bir arada kullanabilmelidir.
Terör örgütlerinin öğrenme faaliyetleri, genel olarak terör örgütlerinin kendi kendilerine
bilerek ya da kazara öğrenmeleri ve diğer gruplardan öğrenmeleri olmak üzere üçe
ayrılmaktadır. Bunun yanı sıra, terör örgütleri ya zaten hâkim oldukları bir konuda gelişme
göstererek yeni bir öğrenme faaliyetinde bulunabilmektedirler (kademeli inovasyon) ya da
hiçbir hakimiyetleri bulunmayan yeni bir alanda öğrenme faaliyeti gösterebilmektedirler
(radikal inovasyon). Radikal inovasyona verilebilecek en güzel örnek, daha önce hiçbir hava
aracı silah olarak kullanılmamasına rağmen ilk kez ticari hava taşıtlarının silah olarak
kullanıldığı ve çığır açan bir terör eylemi olan 11 Eylül eylemleridir.

Terör örgütlerinin öğrenme faaliyetlerinden ilki yaparak öğrenme faaliyetidir. Yaparak
öğrenme faaliyeti, doğrudan eylem gerektirmektedir ve eylem sırasında kazanılan tecrübeye odaklanmaktadır. Halihazırda mevcut olan bir yöntemin geliştirilmesini amaçladığı için kademeli inovatif eylemlere daha uygun bir faaliyet biçimidir.

Ancak, yaparak öğrenme faaliyetinde bulunan terör örgütü mensubunun ölmesi ya da açığa çıkması riskini de
bünyesinde barındırmaktadır. Terör örgütlerinin öğrenme faaliyetlerinden ikincisi eğiterek öğrenme yöntemidir. Bu
yöntemde terör örgütleri, mensuplarına belirli bir alanda eğitim vermektedir. Yaparak öğrenme faaliyetine nazaran daha kontrollü bir şekilde gerçekleştirilen eğiterek öğrenme yöntemi, eğitim faaliyetlerini yürütebilmek için geniş bir alan gibi kaynaklara ihtiyaç duyulduğu için güvenlik kuvvetlerinin dikkatini daha çabuk çekmektedir ve bu baskıdan
kurtulabilmek için ciddi desteğe ve sponsorluğa ihtiyaç duymaktadır.

Terör örgütlerinin öğrenme faaliyetlerinden üçüncüsü organizasyonel araştırma ile öğrenme
faaliyetidir. Bu yöntemde, açık bilginin öğrenilmesi ve örtülü bilgi yöntemlerinin bu bilgilerle
takviye edilmesi amaçlanmaktadır. Ancak, araştırma faaliyetleri sırasında terör örgütü
mensuplarının ölmesi ya da açığa çıkması, organizasyonel araştırma ile öğrenme faaliyetinin
zayıf yanlarını oluşturmaktadır.

Terör örgütlerinin öğrenme faaliyetlerinden sonuncusu diğerlerinden öğrenme yöntemidir. Bu
yöntem, terör örgütünün kendi içerisinde yürüttüğü bir aktiviteden ziyade örgüt dışı yürütülen
bir aktiviteden meydana gelmesi bakımından diğer üç yöntemden ayrılmaktadır. Yazarın
ifadesi ile vakum içerisinde hareket etmeyen ve diğer aktörlerle mecburi bir etkileşim
içerisinde olan terör örgütleri, terörle ilişkili kimseleri, diğer terör örgütlerini, askeri bilgiye
sahip dışlanmış bilim adamlarını ve mühendisleri, uluslararası silah pazarında aktif olan
aktörleri kullanarak bu öğrenme faaliyetinde bulunmaktadırlar. Bu yöntem, örgüt içi
yürütülen yöntemlerden daha hızlıdır ve denenmiş bilgilerden faydalanıldığı için sonuçları
bakımından daha güvenilirdir.

Bir terör örgütü, belirli bir alanda çalışan birey sayısını arttırarak o alanda uzmanlaşma
eğilimi içerisine girebilmektedir ancak bu durum, terör örgütünün yeni bilgiler edinmesini ve
diğer alanlarda uzmanlaşmasını engellediği için terör örgütleri için ciddi bir sorun
oluşturmaktadır. Bunun yanı sıra terör örgütlerinin öğrendikleri yeni teknolojilere uyum
sağlama süreci, bir diğer ciddi sorunu teşkil etmektedir. Üçüncü sorun ise, öğrenme
faaliyetlerinin sonuçları bakımından başarılarını ölçmenin mümkün olmamasıdır zira genel
terörizm faaliyetinin başarısını politik hedefe ulaşıp ulaşmaması gibi faktörlerle ölçmek
mümkünken tek bir eylemin başarısını herhangi bir başarı ölçütü bulunmadığı için ölçmek
mümkün değildir.

Organizasyonel öğrenme ile bireysel öğrenme arasındaki temel fark, öğrenilen bilginin
bireysel sınırlarını aşarak grup sathına yayılmasıdır. Bu yayılma durumu, daha önce de
belirtildiği üzere, kolektif bir organizasyonel hafızanın oluşmasını sağlamaktadır ve terör
örgütünün devamlılığına katkı sağlamaktadır.

Bir terör örgütü, devamlılığını sağlayabilmek için kolektif organizasyonel hafızanın yanı sıra
kendisi sızmaları karşı da korumak zorundadır. Bu amaca ulaşabilmek için en temel yöntem,
hücre sistemidir. Tüm terör örgütünün hücrelere bölünerek sızmalardan korunduğu hücre sisteminde hücreye ait üye sayısı azaldıkça hücrenin üyeleri hem birbirlerini daha yakından tanımaktadırlar hem de sızma riskini en aza indirgenmektedir. Bazı terör örgütleri ise lidersiz direniş sistemini benimsemektedirler ve bu yöntemde, terör örgütlerine ait daha küçük organizasyonlar ya da hücreler, eylemlerini bu terör örgütü adına yapmaktadır.

Ancak bu sistemde, çatı örgüte ait birbirinden farklı terör örgütleri birbirlerinden habersiz oldukları için bir bütünlük söz konusu değildir